-

3 Nisan 2016 Pazar

bazen bir duygu alır götürür sizi. gözlerini kapayıp şu an bulunduğunuz yerden çok uzaklara gidersiniz. dağılır iç sıkıntınız, gülümsemeye başlarsınız. bedeniniz halen buradadır; ama, ruhunuz çoktan erişmiştir gitmek istediği yere. hep özlediğiniz o yerde, o sevgilinin yanındasınızdır artık.
kavuşma anıdır bu. bedenlerle olmasa da yüreklerle buluşma anı. belki de bedenlerin buluşmasından çok daha etkileyici, çok daha coşku dolu. yüreğin yüreğe değdiği, ruhların seviştiği bir andır. ve insanın kendini her zamankinden daha fazla özgür hissettiği. sonsuz özgürlüğün var olduğunu anladığı bir an.
düşünsenize, bedeninize bağlı değilsiniz, öyleyse kim tutabilir sizi? sevgiliyle dilediğiniz yere gitme imkanınız vardır artık. ya da dilediğiniz zamana, dilediğiniz mevsime. birlikte yaratın yazı. uçsuz bucaksız bir sahilde çıplak ayakla koşun. baharı yaratın, papatyaların arasına uzanın birlikte. bembeyaz karlarda yuvarlanın. viyana saraylarında vals yapın, arjantin’de tango. izmir’de kumru yiyin, trabzon’da hamsi. nereyi istiyorsanız sizindir artık.
çocuk olun isterseniz, oyunlar icat edip oynayın. akşam ezanında eve gitme zorunluluğunuz yok, ne güzel. siz de sinir olmaz mıydınız anneninizin pencereden seslenip “ezan okunuyor haydi eve” diye bağırmasına? üstelik mahallenin büyükleri bozamayacak oyununuzu. bundan daha harika bir şey var mı? yorulmayacaksınız da. tükenmeyecek enerjiniz. günlerde istediğiniz kadar oynayabilirsiniz.
evet, döneceksiniz bedeninize; ama, döndüğünüzde kendinizi öyle huzurlu ve öyle mutlu hissedeceksiniz ki… yaşadıklarınızın sadece bir hayal değil, gerçekten daha gerçek olduğunu anlayacaksınız. şimdi özlemek daha bir dayanılır olacak. kavuşma umudu daha da büyüyecek içinizde. yokluğuyla baş edebileceksiniz. ne zaman sıkıntıyla dolsa içiniz, ruhunuzu onun yanına gönderebileceğinizi bilecekseniz. mesafelere rağmen sevgiyi yaşatabilmenin yoludur bu. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder