-

17 Ocak 2016 Pazar

makarnanın yarısı tabakteyken düşünüyorum. makarnanın yarısı tabakta kalırsa, kalbi kırılır'a kadar düşüyorum. beynim kendini duvardan duvara vuruyor. elimi boğazıma götürüyorum, dünya bir an için fazla hızlı dönüyor. dünya turuna çıkmak için asansör'ü kullanan yüzlerce insanın halatı, yerin altında kopuyor. kısır döngü bir çembere benzetiliyorsa, ortasına doğru koşuyorumdur. babamın yüzünü kızartan, annemin dilini yalana alıştıran, sokağımızdaki tüm kapıları suratıma kapatan çizgi tanımazlığım. o çizgi, dünyanın yörüngesi kadar uzun olmalı. gazetelerde okuduğum ölü çocuk haberlerinin birkaç sayfa arkasındaki iş ilanları, dünyayı ne kadar umursamam gerektiğini öğretti. randevusuna koşuşturan kalpleriniz vardı, ne güzel! epey yüksek lisanslarınız, alkış tutulan dereceleriniz, çerçevelenmiş belgeleriniz.
dünya'ya bir şekilde atanmışım da, 
kaç yüzyıl gerisinden geliyorum kutsal kitaplarınızın.
kalbimin üzerine perde indiriyorum, alışmayacağım gönül meselelerinize.
çünkü, beynimi toprağa gömsem, zıkkımın kökünü toplarlar.


“ben hiçbir şeyden anlamıyorum dünya,

konuyu burada kapatalım lütfen.”

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder