seniha teyzenin kurabiyelerini yemeye çıkmıştım üst kata. dudağımın kenarında kalan kırıntılara kadar hepsini afiyetle mideme indiriyordum. şevki amca günlük gazetesini indirip yaşlı gözlerini ortaya çıkardığında son lokmamdaydım. her daim bana sevecen bakan gözleri arkamdaki seniha teyzede kalmıştı.
“seniha affet beni. sensiz öldüğümü gör artık. şu güzel kızın üzerine yemin ederim, elimin kolumun sende olamaması üzerine yemin ederim ki pişmanım. gel kaldığımız yerden devam edelim seniha.”
o gün dünyayı da cehennemi de kundaklamak istemiştim. kaçacak yerimiz kalmasındı. on yaş ellerim bunu yapmak istemiş, gözlerim geleceği bilerek sızlamıştı. barışmışlardı. o gün gerçekten mutlu olmuşlardı. altı ay sonra seniha teyze canına kıydığında gözyaşlarım tüm ısısını kaybetmişti.
-o geceyi sağ bileğime işledim. hala durur o sızı sağ bileğimin sol köşesinde.- lâl olsaydın da söylemeseydin şevki amca. baştan başlasaydınız. veyahut sondan. o da olmazsa ortadan girseydiniz. ama kaldığınız yerden devam etmeseydiniz. ölmeseydiniz.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder