bu köküne benzin döküp yaktığımın kelimeleri hiç bir halta yaramıyor.olmuyor anasını satayım kelimelerle de olmuyor.saçlarımın diplerinden tanrının biri kavramış beni. dünya tanrının canını nasıl yakıyorsa, o da öyle yakıyor canımı.
-
3 Nisan 2016 Pazar
yolcu gitti. olduğum yerde kalakaldım. zaman yabancılaştı. korkunç bir fırtınayı takıp koluna, sel oldu zaman. geçtiği her yeri de beraberinde sürükledi. yaşadığım ev, her gece zamanımı geçirdiğim oda, üzerinde yattığım yatak dar geldi. sığdılar, yabandılar sanki. benim değildi hiçbiri. hiçbirine dokunmak istemedim. onlarda geçmişte kalan ellerimi gördüm, kendine acıyan hayatların zavallı sonlarını. ve son hayalleri izledim gözlerimin içine dolmuş ışık topluluğunu yaşlarla. son nefese yaklaşmanın ne demek olduğunu, nefesimi içime çekip de verememe ihtimalinin en fazla olduğu o noktada yaşamış olduğumu ve verebildiğim an o nefesi, son hayallerimden uzaklaştığımı keşfetmiştim işte en sonunda. oysa ben son hayaller sonsuza dek sürer sanıyordum. yanılgılarımı topladım ve koca bir çöp sepetinin içine tıktım onları. tiksinti duydum onların görüntüsünden. yeni hissedişler, yeni heyecanlar ve yeni deneyimler vardı artık. yolcu vardı. o gelmişti ellerinde taşıdığı kaybettiğim çocuksu gülmelerimle. o bir vardı bir yoktu benim masallarımın başlangıç cümlelerinde.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder