kendimi iyi hissetmiyordum, şarkı söylemeye başladım.
odaları tek tek gezip şarkı söylüyordum.
salon, mutfak, yatak odası hatta banyo. bir şeyler arıyormuşum gibi her yere baktım.
odamı dağıttım, tüm kıyafetlerimi yere attım.
-bir şey eksikti.-
birden bağırdım.
sesim kısılırsa beynim çalışmayı durdurur gibi geldi.
deli gibi küfretmeye başladım, eksiği bulamadıkça bağırarak küfrediyordum.
tüm evi dağıttım.
gittim kahve yaptım.
-oysaki kahve seven biri bile değilim.-
hiç ağlamadım.
sadece küfrettim.
“insanların bu kadar günahı varken nasıl rahat uyuyabiliyorlar?” dedim duvar saatime.
“tik tak!” dedi.
-zaman geçmedi.-
tek istediğim dalga sesi duyabileceğim, kumsalında koşabileceğim, çimlerinde yuvarlanabileceğim bir yerde yaşamaktı.
telefon çaldı.
açmadım.
yemek yedim.
saate baktım. 15 dakika 30 saniye.
evi topladım.
bu sefer küfretmedim.
yine gidip kahve yaptım.
-eksik olduğu yerde duruyordu.-
ve acı.
GÜM!
kötülük yapmayı düşündüm.
-zor geldi.-
saate baktım 20 dakika 30 saniye.
oturdum.
bilgisayarı açtım.
şarkı söyledim.
umursamadım.
canım yandı.
midem bulandı.
ama hiç ağlamadım.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder