bir fotoğrafla karşı karşıya kalmanın ne demek olduğunu öğreneli çok uzun zaman olmadı doğrusu. çaresizce bir fotoğrafa bakakalmak bana hüznün bir diğer anlamını öğretmiş gibiydi sanki. cansız bir fotoğraftı neticede. lakin bir şey vardı, bir şey. biraz bulanınca gözler, canlanıyordu fotoğraf. inanmayacaksınız biliyorum fakat ne zaman ağlayarak baksam o fotoğrafa sanki o da benimle ağlıyormuş gibi geliyordu bana. niye böyle bir yanılgıya düşmüştüm bunca zaman bilmiyorum. ağlamadan bakınca fotoğrafa gülümsüyorum hafifçe. fotoğrafı ağlamıyor çünkü. ya da ağlamak için beni bekliyor. ya da ve ya da ben hafiften deliriyorum. hangisi daha yakın bilmiyorum bulunduğum duruma. ama inanın o öylece bir fotoğraf değil. o fotoğraf şuramı her akşamüstü yakan bir fotoğraf.
o öylesine bir fotoğraf değil.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder