Sigarasının ucuna iki kez vurup külleri sehpadaki küllüğe boşalttı, dağılan külleri iki saat önceki izmaritiyle tek bir köşeye topladı. Bu onun “kendimi öldürüyorsam bile bunu belli bir düzen dahilinde yapıyorum.” deme şekliydi. Sıktığım yumruklarımı açtı ve avuçlarıma bir şeyler karaladı.
“Bir insan..” dedi. “aşık olduğu zaman bembeyaz melekler yanına varır sırtını sıvazlarmış, işte insanın aşıkken ayaklarının yerden kesilmesi bundandır. Dünyanın bütün sabahları onun penceresine doğar, tüm gökyüzünün yıldızları onun önünde sıralanırmış; bundandır gözlerinin içinin parlaması. Şimdi beni anlamadın belki, küçücüksün. Gerçekten aşık olduğun zaman sırtını sıvazlayan meleklere oradan ayrılmamalarını tembihleyeceğim, merak etme.”
Sonra gözleunutma, buradayım.rini kapadı, gözlerini bir daha hiç açmamak üzere kapadı. Ben aşıklar oldum, mecnunlara leylalara taş çıkarttım. Şu sırtımdaki melekler oturup bir büyük bile açtım, ama seni hayatta tutmayı başaramadım.
ve hep avuçlarıma karaladıklarınla ayakta kaldım.
ve hep avuçlarıma karaladıklarınla ayakta kaldım.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder